reklam
reklam

SON DAKİKA

Haberde Gündem
reklam
Osman Ünal

DEMOKRASİDE YÖNETİME KATILMA BİLİNCİ

DEMOKRASİDE YÖNETİME KATILMA BİLİNCİ
Bu haber 24 Mart 2017 - 14:57 'de eklendi ve 1.574 views kez görüntülendi.

      “Toplumun bütün isteklerini karşılayabilecek tek hükümet biçimi, bütün halkın yönetime katıldığı hükümettir; en küçük kamu görevine olsun katılım yararlıdır; her alandaki katılma, toplumun genel gelişme düzeyinin elverdiği ölçüde geniş olmalıdır.” John Stuart Mill

Bireyin sorumluluğunu kazanması şüphesiz ki önce eğitimle başlar. Bu da anne ve babanın iyi yetişmiş olmasıyla olasıdır.Neden mi? Temel eğitim ailede başlar da ondan. Çocuk, birey oluncaya kadar gözlemci yetisini kullanır ilkin. Okulla birlikte bilgi aldıkça bilgilenmeye ve bilinçlenmeye başlar. Bu bilgi ve bilinçlenme verilen eğitimle, kazandırılan sorumlulukla doğru orantılıdır.

Evde yapılan iş bölümünde, sosyal çevrede, okulda, iş yerinde üzerine düşeni yapma, bir bakıma yönetime katılma ve söz sahibi olmayı gerektirir. Bu bakımdan bana neci bir anlayış yoktur gerçek demokrasilerde. Her birey söz sahibidir. Sorumluluğu oranında yönetime katılır.Sorar, sorgular, sorunu belirler ve kendince çözümler üretir. Bunun adı, demokrasidir.

Bir toplumun demokrasi anlayışını ve gelişmişlik düzeyini eğitim görmüş, iyi yetişmiş, nitelikli yurttaş sayısı belirler. Bu da beraberinde her alanda hizmet sunmada, bilinçli bir seçimi getirir. Kuşku yok ki gerçek demokratik kurumlar  da böyle doğar. Bunların gelişimi de Robert A. Dahl ‘in  söylediği gibi;   oylama yoluyla kamusal kararlara katılma, temsil etme  ve muhalefet yapma hakkının kullanımıyla   sağlanır. İşte her birey yaşadığı ülkede, yaşadığı toplumda eşit derecede bütün bunlardan sorumludur.

Bu bakımdan biz ne durumdayız? Nüfusumuzun % 24’ ü kitap okuru,% 26’ sı gazete , dergi okuru olduğuna göre  yukarıda söz ettiklerimizin ışığında demokrasimizin  düzeyi  de gün ışığına çıkıyor.Bizler de zaten bu demokrasi gemisinin içinde yolculuğumuzu sürdürüyoruz.

Bilgi, bilinç ve beceri  bakımından  sayısal  çoğunluk olarak  henüz sınıfı geçememişiz. Dolayısıyla, liyakat sorunu da yaşıyoruz. Okumuyor, araştırmıyor, sorgulamıyor, sorunu belirleyemiyor, çözüm üretemiyoruz; sadece “kral çıplak” diyoruz.

Çağdaş demokrasiler, insan öğütmeyi değil; bilgiyi, düşünce üretmeyi ve birikimli bireyler yetiştirmeyi gerektirir.

Çünkü; “Seçim yapacak olanlar, zeki bir şekilde seçim yapmaya hazır olmadığı sürece, demokrasi başarılı olamaz. İşte bu yüzden, demokrasinin temel şartı eğitimdir. ” der,  Franklin Roosevelt.

Yönetime bilinçli katılmak için;  gerçek demokrasiyi yaratmalı, aklın ve bilimin öncülüğünde,  eğitimde devrimler gerçekleştirmeliyiz.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA